ACIdaki Hikmet

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

yeni ACIdaki Hikmet

Mesaj tarafından FeRiDuN Bir Çarş. Eyl. 03, 2008 4:17 pm

***ACIdaki Hikmet***
Verdiğin acılar için sana şükürler olsun
Allah'ım! "Gün gelecek Allah'a bana yaşattığı bu sıkıntılar için
şükredeceğimi biliyorum" demişti bir arkadaşım. Belki de hayatının en
zor günlerini yaşıyordu. Zorlukların insana ne kadar büyük dersler
verdiğini uzun uzun konuşmuştuk. Bir acının öğrettiğini bin kahkahanın
öğretemeyeceği üzerine birçok örnekler vermiştik o konuşmamızda. Aradan
iki yıla yakın bir zaman geçince arkadaşımın haklı çıktığını gördük. O
günlerin acı görünen olaylarının, kendisine ne kadar büyük kapılar
açtığını gördükçe "verdiğin acılar için sana şükürler olsun Allah'ım!"
demeye başladı. Gündüzleri fırsat buldukça bir araya geldiğimiz
arkadaşıma o günlerde aşağıdaki hikayeyi yollamıştım.



* * * * * * * Yaşlı kadın, bir antika dükkanından aldığı yüzyıllık
fincanı özenle salon vitrinine yerleştirdi. Fincanın biçimi, üzerindeki
işlemeler, renkler onun bir sanat eseri olduğunu söylüyordu. Ödediği
fiyatı hatırladı; hayır, hiç de pahalıya almamıştı. Hayranlıkla fincanı
seyretmeye devam etti. Derken, birden fincan dile geldi ve kadına şöyle
dedi; "Bana hayranlıkla baktığının farkındayım. Ama bilmelisin ki, ben
hep böyle değildim. Yaşadığım sıkıntılar beni bu hale getirdi. Kadın
şimdi hayret içindeydi. Önündeki kahve fincanı konuşuyordu!
Kekeleyerek: "Nasıl? Anlayamadım?" diyebildi yaşlı kadın. "Demek
istiyorum ki, ben bir zamanlar çamurdan ibarettim ve bir sanatkâr
geldi. Beni eline aldı, ezdi, dövdü, yoğurdu. Çektiğim sıkıntılara
dayanamayıp: "Yeter! Lütfen dur artık!" diye bağırmak zorunda kaldım.
Ama usta sadece gülümsedi ve; "Daha değil!" diye cevapladı beni."Sonra
beni alıp bir tahtanın üzerine koydu. Burada döndüm, döndüm, döndüm.
Döndükçe başım da döndü. Sonunda yine haykırdım:"Lütfen beni bu şeyin
üzerinden kurtar. Artık dönmek istemiyorum!"Ama usta bana bakıp
gülümsüyordu: "Henüz değil!" "Derken beni aldı ve fırına koydu. Kapıyı
kapayıp ısıyı arttırdı.
Onu şimdi fırının penceresinden görebiliyordum. Fırın gitgide
ısınıyordu. Aklımdan şöyle geçiyordu: Beni yakarak öldürecek"Fırının
duvarlarına vurmaya başladım. Bir taraftan da bağırıyordum:"Usta usta!
Lütfen izin ver buradan çıkayım!""Pencereden onun yüzünü
görebiliyordum. Hala gülümsüyor ve "Daha değil!" diyordu. "Bir saat
kadar sonra, fırını açtı ve beni çıkardı. Şimdi rahat nefes
alabiliyordum, fırının yakıcı sıcaklığından kurtulmuştum. Beni masanın
üstüne koydu ve biraz boyayla bir fırça getirdi. "Boyalı fırçayla bana
hafif hafif dokunmaya başladı. Fırça her tarafımda geziniyor ve bu
arada ben gıdıklanıyordum.

"Lütfen usta! Yapma, gıdıklanıyorum!" dedim. Onun cevabı ise
aynıydı: "Henüz değil!" "Sonra beni nazikçe tutup yine fırına doğru
yürümeye başladı. Korkudan ölecektim. "Hayır! Beni yine fırına sokma,
lütfeeen!" diye bağırdım. Fırını açıp beni içeri iteleyip kapağı
kapattı. Isıyı bir öncekinin iki katına çıkardı. "Bu sefer beni
gerçekten yakıp kavuracak!" diye düşündüm. Pencereden bakıp ona yine
yalvardım, ama o yine "Daha değil!" diyordu. Ancak bu defa ustanın
yanaklarından bir damla gözyaşının yuvarlandığını gördüm. "Tam son
nefesimi vermek üzere olduğumu düşünüyordum ki, kapak açıldı ve ustanın
nazik eli beni çekip dışarı çıkardı. Derin bir nefes aldım, hasret
kaldığım serinliğe kavuşmuştum. Beni yüksekçe bir rafa koydu ve usta
şöyle dedi: "Şimdi tam istediğim gibi oldun. Kendine bir bakmak ister
misin?" Ona "Evet" dedim. Bir ayna getirip önüme koydu. Gördüğüme
inanamıyordum.


Aynaya tekrar tekrar baktım ve "Bu ben değilim. Ben sadece bir
çamur parçasıydım." "Evet bu sensin!" dedi usta. Senin acı ve sıkıntı
diye gördüğün şeyler sayesinde böyle mükemmel bir fincan haline geldin.
Eğer seni bir çamur parçası iken üzerinde çalışmasaydım, kuruyup
gidecektin.Döner tezgahın üstüne koymasaydım, ufalanıp toz olacaktın.
Sıcak fırına sokmasaydım, çatlayacaktın. Boyamasaydım, hayatında renk
olmayacaktı. Ama sana asıl güç ve kuvveti veren ikinci fırın oldu.
Şimdi arzu ettiğim her şey var üzerinde." Ve ben kahve fincanı, şu
sözlerin ağzımdan çıktığını hayretle fark ettim: "Ustam! Sana
güvenmediğim için beni affet!Bana zarar vereceğini düşündüm. Beni
benden fazla sevip iyilik yapacağını fark edemedim. Bakışım kısaydı,
ama şimdi beni harika bir sanat eseri yaptığını görüyorum. Benim
sıkıntı ve acı diye gördüğüm şeyleri bana verdiğin için teşekkür
ederim…Teşekkür ederim."


* * * * * *Usta fincanı, Yaratıcı insanı şekillendirir. Yeter ki
acı da ki hikmeti görelim. Kahrın da hoş, lûtfun da hoş demesini bir
öğrenebilsek… Sait ÇAMLICAEğitimci – Yazar

_________________
"""Admin Destek"""

thee.bosfforumdestek@hotmail.com
avatar
FeRiDuN
Administrator
Administrator

Erkek
Mesaj Sayısı : 381
Yaş : 25
Hangi Takımlısızı :
Tecrübe Puanı : 0
Kayıt tarihi : 30/07/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz